Ülkemizde Organ Bağışı ve Organ Nakli


Ülkemizde ister canlı vericiden ister kadavra vericiden olsun, tüm organ bağışı ve nakil aktiviteleri T.C. Sağlık Bakanlığı’nın ilgili kurumlarının kontrolündedir. Nakil merkezleri bakanlık tarafından denetlenir ve ruhsatlandırılır. Ancak çok özel eğitimlerden geçmiş ve deneyimlerini ispatlamış doktor ve ekiplere ruhsat verilir. Bakanlık tarafından ruhsatlandırılan merkezler, nakil için başvuran hastalarını değerlendirip Ulusal Organ Bekleme Listesi’ne kaydederler.

Örneğin ülkemizin herhangi bir hastanesinin yoğun bakımında hayatını kaybeden bir kişinin ailesi tarafından böbrekleri bağışlanırsa, bağış ivedilikle bakanlığa bildirilir. Bakanlık bağışlanan böbrekle ilgili olarak en uygun hastayı tespit eder. Burada adil olmak adına oldukça detaylı bir irdeleme yapılır. Bekleyen hastalardan, kan grubu bağışçıyla aynı olanlar arasından doku grubu uyumu, yaş, diyaliz süresi ve bekleme listesinde geçirdiği süre gibi kriterlerle ortaya çıkan puanlara göre, puanı en yüksek olana şans güler. Bu durum adalet kadar ameliyatın başarı ihtimalini de yükselten bir faktördür. Eğer herhangi bir hastayla %100 doku uyumu durumu olursa, organ o hastaya nakledilir.

Nakil merkezleri ise bağışlanan organın nakledilmesi halinde işlev gösterip göstermeyeceğini değerlendirir. Eğer böbrek fonksiyonlarının hasta için faydalı olacağına karar verirse, kadavra vericiden ameliyatla böbreği alır ve kendi merkezinde hastasına nakleder.

Kadavra vericiden organların alınması ameliyatı oldukça titiz bir şekilde yapılır. Organ naklinin nasıl bir mucize olduğunu ve bu organlarla hastaların nasıl hayata döneceğini çok iyi bilen ekipler için, organları bağışlanan bedenler kutsaldır. Ameliyat herhangi bir canlı insan ameliyatı kadar titizlikle ve büyük bir saygıyla yapılır. Diğer taraftan, bağışlanan organlar usulüne uygun olarak son derece dikkatli ve organı korumaya yönelik çıkartılmalıdır ki hastaya başarıyla nakledilebilsin.

----

ÖZET

Yoğun bakımda tedavisi devam ederken tüm çabalara rağmen beyin ölümü gerçekleşen kişilerden bağışlanan böbreğin ihtiyacı olan böbrek hastasına nakledilmesi işlemine “kadavradan böbrek nakli” adı veriliyor.

Kadavradan böbreğin alınması için öncelikle özel bazı prosedürlerin yerine getirilmesi gerekiyor. Kadavra bedendeki organların zarar görmemesi için kan dolaşımının devam ettirilmesi çok önemli. Bu amaçla, beden solunum cihazı ve yoğun bakım tedavisi desteğine bağlı kalmalı. Böylece solunum fonksiyonu ve organlara kan dolaşımının devamı sağlanır. Ardından böbrekler çıkarılıyor ve soğuk ortamda saklanıyor.

Kadavradan organ çıkarma işlemi herhangi bir canlı verici ameliyatı kadar büyük bir özenle yapılıyor. Organlar çıkarıldıktan sonra mümkün olan en estetik dikişlerle dikilerek, cenazenin hiçbir şekilde zarar görmemesine büyük özen gösteriliyor. O bedenler, organların kıymetini çok iyi bilen doktorlar için kutsal sayılıyor ve çok büyük bir saygıyı hak ettiklerine inanılıyor. 

 

Canlı bir donörümün olmasının avantajları neler? 

Ülkemizde yaklaşık olarak 25.000 insanımız Böbrek Bekleme Listesi’nde  kayıtlı olarak kadavra organ bağışıyla gelecek bir böbrek nakli beklemektedir. Kadavra organ bağışı sayesinde gerçekleşen böbrek nakilleri ise yıllık olarak 1.000 adet dolayındadır. Kaba bir oranla, herhangi bir hastanın bir yıl içerisinde böbrek nakli olma olasılığı 1/25 yani %4 civarındadır. Az olan organların dağıtımını oldukça adil, denetime açık ve şeffaf olarak gerçekleştiren T.C. Sağlık Bakanlığı’nın Transplantasyon, Diyaliz ve İzlem Sistemi (TDIS ), bu kıymetli emanetlerin en uygun hastalara nakledilmesi üzerine işlemektedir.

Bağışlanan organ ile bekleyen hastalar arasında kan grubu, doku uyumu, yaş, hastalığın tespit edilme zamanı ve bekleme listesinde geçirilen zaman gibi kriterler söz konusudur. Kısaca, hangimizin ne zaman öleceği, kan ve doku grubumuzun bekleyen hastalar arasında kime en uygun olacağı belli olmadığından, hastaların ne kadarlık bir zaman diliminde böbreğe ulaşacağı sorusunun yanıtı da net değildir. Canlı vericili nakillerde ise, ameliyat planlanabilir bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğer tıbbi, etik ve sosyal olarak hasta ve verici adaylarının ameliyata engel bir durumu tespit edilmezse, böbrek nakli en kısa sürede gerçekleştirilebilir. Ortalama 3-4 günlük bir hazırlık sürecinin ardından tüm testler uygun olarak sonuçlanırsa, hasta ve verici adayı en ideal şartlarda ameliyat olabilir. 
 

Canlı vericilerin organ bağışı: 

Verici adayının 18 yaşını doldurmuş olması gerekir. Potansiyel verici organını bağışlamak istediği yakınının hastalığı, hastaya uygulanabilecek alternatif tedavi seçenekleri, kendisine yapılması planlanacak ameliyatın detayları, ameliyat ve sonrası risklerle ilgili bilgilendirilir. Bu aşamada organ vericiliği kararında ısrar edenler tıbbi hazırlık sürecine başlar.

Planlanan ameliyatın verici adayına olası tehlikelerini azaltmak amacıyla gerekli tıbbi test ve değerlendirmelerin yapılması gerekir. Organ vericiliğinin tıbbi, sosyal ve etik olarak herhangi bir engelinin olmadığı tespit edilmelidir. Canlı vericilik yalnızca karaciğer ve böbrek nakilleri için mümkündür. Diğer taraftan, hasta ve verici arasında 4. dereceye kadar akrabalık ilişkisi olması gerekir. 
 

1. Derece: Anne, baba, çocuk, eş

2. Derece: Kardeş, dede, nine

3. Derece: Amca, teyze, dayı, hala, yeğen

4. Derece: Üçüncü derecede bulunanların çocukları


Kişinin evli olması durumunda, eşinin akrabaları da kendi akrabaları gibi verici olabilir.

Eğer hasta ile verici adayı arasındaki akrabalık ilişkisi 4. dereceyi aşıyorsa ya da aralarında hiç akrabalık bağı yoksa, İl Sağlık Müdürlükleri bünyesinde kurulan “Etik Kurul”’ durumu değerlendirerek, planlanan naklin uygun olup olmadığına karar verir. Hastalar nakil olmak istedikleri hastanelerin bağlı bulunduğu ildeki Etik Kurul’da değerlendirilmek zorundadır. Bu amaçla, hasta ve vericiye ait bir dizi belgeden oluşan dosya, tıbbi hazırlıkların da tamamlanmasıyla Etik Kurul’a gönderilir. Dosya üzerinden yapılan değerlendirmede uygun bulunan hasta ve vericilerle kurul üyeleri yüz yüze görüşür. Etik Kurul onayı alanların ameliyatları planlanabilir, onay alamayan hasta ve vericilerin ameliyatları yapılamaz.


Canlıdan yapılan böbrek transplantasyonlarının popülaritesinin artmasının başlıca sebepleri:

 

1. Kadavra böbrek bekleme süreci çok yavaş bir süreçtir.

2. Canlı vericiden yapılan böbrek nakillerinin sonuçları kadavradan yapılanlara göre daha üstündür.

3. Nakledilen böbrek kısa sürede çalışır ve tıbbi bakımı kadavra nakile göre daha kolaydır. 

4. Minimal invaziv laparoskopik teknikler kullanılarak yapılan donör nefrektomi operasyonu, gerek donörün gerekse de alıcının bu operasyona karşı olan çekincelerini azaltarak bağış sayılarını artırmıştır.

5. Canlıdan yapılan böbrek nakilleri elektif şartlarda gerçekleştirildiği için, bu operasyon için hastanın optimum şartlarda hazırlanmasına olanak vermektedir.

6. Bazı hastaların diyaliz tedavisine ihtiyaç duymadan önce, “Preemptive Transplantasyon” seçeneğinden yararlanması mümkündür.

Canlı nakiller sayesinde diyalizin hasta vücudu üzerine olası olumsuz etkileri de fazlaca ortaya çıkmadan sağlıklı hayatlarına dönme şansları doğar. Zaman zaman da hastalar, verici adayı olarak değerlendirilebilecek gönüllü yakınları olmasına rağmen, bazı yanlış bilgiler nedeniyle onların verici olamayacaklarını düşünmektedir. Herhangi bir verici adayınız söz konusuysa, en azından bir böbrek nakli merkezine başvurarak en doğru bilgileri edinmeniz ve ona göre karar vermeniz yerinde olacaktır.
 

Kimler donör olabilir?

1. Kişinin öldükten sonra organ bağışçısı olmak istemesi:

Öncelikle bu kararı veren kişinin 18 yaşını doldurmuş olması gerekir. Sağlığında organ bağışçısı olmaya karar veren biri, herhangi bir sağlık kurumuna başvurarak bu arzusunu yerine getirebilir. Yetkililer, bakanlığın “Transplantasyon, Diyaliz ve İzlem Sistemleri” (TDIS) üzerinden kaydınızı yaparak “Organ Bağışçısı” olduğunuza dair kartı size verir. 

E-nabız sistemi üzerinden talepte bulunarak da ilgili kişilerin sizlere ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Ülkemiz mevzuatına göre, kişinin organ bağışıyla ilgili olarak bir irade beyanı olsun ya da olmasın, geride kalan yakınlarının rızası aranır. Sağlığında organ bağışında bulunan kişilerin (yoğun bakım ünitelerinde) ölümü halinde, mutlaka geride kalan yakınlarından da onay alınır. Herhangi bir organ bağışçısının yakınları, organ bağışlamayı reddederse, bağış gerçekleşmez.
 

2. Yoğun bakımda ölen kişilerden organ bağışı: 

Genellikle kafa travmaları, beyin kanamaları, kurşunlanma, bazı enfeksiyonlar, beyin tümörleri gibi nedenlerle yoğun bakım ünitelerinde tedavi gören, ancak her türlü girişime ve çabaya rağmen hayatını kaybeden insanların organlarının bağışlanması için yakınlarıyla görüşülür. 

Elbette burada irade, geride kalan aile üyelerindedir. Yakınlarının kaybını kısa bir süre önce öğrenmiş kişilerin, sonsuz acılarına rağmen bu yüce kararı verebilmeleri, bekleme listelerinde umutla bekleyen hastalar için birer hayat hediyesi anlamına gelmektedir. Böyle bir bağış her yaş için söz konusu olabilir.
 

Kadavradan nakil için süreç nasıl işliyor?

Kadavradan böbrek nakli olmak için mutlaka T.C. Sağlık Bakanlığı Ulusal Organ Bekleme Listesi’nde kaydınızın bulunması gerekiyor. Bunun için ilk olarak bir organ nakli merkezindeki organ nakil koordinatörü ile konuşmalısınız. İlk görüşmede o güne dek yapılmış test ve tetkik sonuçlarının da yanınızda bulunması, işlemleri kolaylaştıracaktır.

Organ nakli koordinatörü, öncelikle nefroloji uzmanı ve böbrek nakli ekibinden cerrahlarla görüşmenizi ve muayenenizi organize edecektir. Genel durumunuza ve hastalık nedenine göre gerekli test ve incelemeler belirlenecek, ardından kan testleri, HLA doku grubu, PRA (Panel reaktif antikor), radyolojik görüntüleme işlemleri ve gerekli konsültasyonlar (kardiyoloji, göğüs hastalıkları, kadın hastalarda kadın hastalıkları vb.) için randevular oluşturulacaktır. 

Hastaların durumuna ve özelliklerine göre hazırlık aşamasında uygulanacak süreçler değişiklik gösterebilmektedir. Önemli olan, sizin böbrek nakline tam olarak hazırlanmanız ve risklerin somut olarak ortaya konulmasıdır. Böbrek Nakli Konseyi’nde değerlendirildikten sonra hastalardan kadavra böbrek nakli için uygun görülürseniz, Ulusal Böbrek  Bekleme Listesi’ne kaydedilirsiniz. 

Bekleme listesi ve kadavradan organ nakli organizasyonu, T.C. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Ulusal Koordinasyon Merkezi’nin sorumluluğu altında hizmet veriyor. Ülkenin 9 kentinde bulunan (Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, İzmir, Samsun) Bölge Koordinasyon Merkezleri, Ulusal Koordinasyon Merkezi’ne bağlı çalışıyor. 

Bir hastanede kadavradan böbrek bağışı olduğunda, hastanenin organ nakli koordinatörü bilgiyi bölge koordinasyon merkezi aracılığıyla Ulusal Koordinasyon Merkezi’ne bildiriyor. Bilim kurullarının oluşturduğu kritere göre bağışlanan böbrek, Ulusal Organ Bekleme Listesi’ndeki hastalarla eşleştiriliyor. Bu eşleştirmede kan grubu, doku tipleri uyumu, yaş, diyalize girme süresi ve beklenilen süre en önemli kriterler arasında yer alıyor. 

Ulusal Koordinasyon Merkezi’nde öncelikle böbrek bağışının gerçekleştiği bölgedeki hastalar arasında bir listeleme yapılıyor. Bu listeleme sonunda böbrek, ilk sırada görülen ve kriterler açısından en uygun olan hastaya nakledilmek üzere hastanın kayıtlı olduğu merkeze değerlendirilmesi için sunuluyor. 

 

Organ nakli için çağrıldığımda ne olacak?

Kadavradan nakil için çağrılmanız, bağışlanan organ için ülkemizde aktif olarak uygulanan dağıtım sisteminde en yüksek puanlı hastalardan biri olduğunuz anlamına gelir. Bağlı olduğunuz organ nakli merkezi de hem bağışlanan organla ilgili durumu hem de sizin durumunuzu değerlendirerek, mevcut bilgiler ışığında, nakle engel bir durum tespit etmemiş ve size haber vermiştir.

Bu aşamada sizden istenen, bir an önce nakil için başvurduğunuz hastaneye ulaşmanızdır. Hastaneye gelip yatış yapıldıktan sonra, o an itibarıyla ameliyata engel bir durumunuzun olmadığından emin olmak amacıyla test ve değerlendirmeler yapılır. Enfeksiyon olup olmadığı, organ fonksiyonlarına yönelik detaylı kan testleri, akciğer grafisi, tomografi, nefroloji, cerrahi, kardiyoloji, anestezi ve gerekli görülen diğer branş değerlendirmeleri yapılır. Ayrıca bağışlanan organla sizden alınan kan örnekleri arasında cross-match ve PRA testleri sonuçları kontrol edilir.

Tüm bu kontrollerde bir olumsuzluk ortaya çıkmazsa, ameliyat için süreç başlatılır.


Bekleme sürecinde tedavim nasıl devam edecek?

Her merkezin listesine kaydettiği hastaları takip etmek amacıyla uyguladığı farklı protokoller olabilir. Genel durumun değerlendirilmesi amacıyla muayeneler, sarılık testleri, detaylı biyokimya testleri, rutin kanser taramaları (PSA, Pap smear gibi), radyolojik görüntülemeler, kardiyoloji değerlendirmesi (EKO, efor, miyokard perfüzyon sintigrafisi, gerekirse koroner anjiyografi), hastanın durumuna özel uygulamalar ve PRA düzeyleri düzenli olarak güncellenir. Burada önemli olan, hastanın olası bir böbrek nakline en uygun şekilde beklemesini sağlamaktır. Merkezimize böbrek nakli amacıyla çağrıldığınızda da söz konusu tüm testler hastaneye geldiğinizden itibaren birkaç saat içerisinde -ve gerektiğinde- yenilenebilmektedir.

Organ nakli için listede bekleyen hastaların çok gerekli olmadıkça kan ve kan ürünü nakli yaptırmaması öneriliyor. Mecburi durumlarda size kan nakli yapıldığında, organ nakli merkezinizi mutlaka bilgilendirin. Kan verilen hastaların PRA testleri, kan verilme tarihinden en az 3-4 hafta sonra tekrarlanmalıdır.